TÜRKPUSAT MÜZESİNDE DÖNEMİN USTALARI’NIN SIRLARINI VE SANATINI BİRE BİR DENEYİMLEYİN   

TÜRKPUSAT MÜZESİNDE DÖNEMİN USTALARI’NIN SIRLARINI VE SANATINI BİRE BİR DENEYİMLEYİN   

Mart 7, 2022 Kapalı Yazar: Özlem KIRGEL

Ankara’da ki TÜRKPUSAT geleneksel savaş pusatları müzesi tarihin kapılarını aralıyor. TÜRKPUSAT müzesinde tarih yeniden canlandırılıyor.  Müzeyi ziyaret edenler adeta o günleri yaşıyor. Müzede gezebilir, kılıç kuşanıp ok atabilirsiniz. Evrensel müzecilik anlayışını benimseyen TÜRKPUSAT yenilikçi bir müze anlayışı ile tarihe ışık tutuyor. TÜRKPUSAT’ın kurucusu Muhiddin UYANIK ve müze müdürü Mustafa BORAN ile Türk Pusatları hakkında konuştuk. Kurucu Muhiddin UYANIK’ı atölyesinde ziyaret edip çalışmaları hakkında bilgi aldık. Türk pusatları alanında yaptığı çalışmalarıyla Türkiye’nin tarihi literatürünün gelişmesine katkı sunan Muhiddin UYANIK kurduğu müze, yaptığı uygulamalar ve atölye çalışmalarıyla kültürel mirası aktarmayı sürdürüyor. 

Yaptığı çalışmalarla Türk Okçuluğuna katkı sunan Muhiddin UYANIK’ı atölyesinde ziyaret ettik.

Muhiddin UYANIK Türk Pusatları üzerine başarılı çalışmalara imza atarak bir geleneği yaşatıyor. Geleneksel okçuluk sanatlarında Türk okçuluğu üzerine tutkuyla yoğun bir çalışma yaparak eşsiz bir koleksiyonu oluşturmayı başarmış. Afyon Karahisarlı Muhiddin UYANIK üniversite öğrenimi sonrası ticarete atılarak çalışmalarına başlamış. 2010’da Türk okçuluğuyla tanışan Muhiddin UYANIK yaptığı çalışmalara Türk Pusatları tarihine katkı sunmuştur. 2014’de Ankara Hacı Bayramda, Cumhuriyet tarihinin ilk talimhanesini ve mağazasını açmak nasip oldu diyen Muhiddin UYANIK 2016’da devlet sanatçısı unvanını aldı. 2018’de TÜRKPUSATI kurdu. Muhiddin UYANIK’ın atölyesi tarihi bir mekan, dönemin özelliklerini bire bir yansıtıyor. TÜRKPUSAT geleneksel savaş pusatları müzesini ziyaret ederek asırlık tarihi eserlerini inceleyip geleneği günümüzde de yaşatan atölye çalışmalarına katılabilirsiniz. 

Atölyesinde yaptığı pusatlar hakkında bilgi veren Muhiddin UYANIK geleneksel pusatların derin bir tarihi olduğuna dikkat çekerek 10 bin yıldır var olduğunu söyledi.

Bizlere dönemi anlatarak tanıtan Muhiddin UYANIK, “Öncelikle Pusat denildiğinde bildiğimiz bir kelime değil, bildiğimiz bir kavram değil, biz silaha daha çok aşinayız. Silah Arapça bir kavram. Öncelikle pusatı duyduğumda ve kelime manasını öğrendiğimde çok etkilendim. Sonra düşündüm. Dedim ki Türkler pusatlarıyla var olmuşlar. İki kavramı bir araya getirdiğimde içini doldurmak zor olmadı. Türk Pusatları okçuluk silahlar. Silahlardan kastım kılıçlar. Kalkan mızrak uçları, ok uçları, yay çeşitleri ve bunların sarf malzemeleri hepsi bir araya geldiğinde bize enfes bir tarih ortaya koydu. Çünkü ben biliyorum ki modern silahların ömrü daha çok yeni. Daha 200 yıl söz gelimi delikli demir icat olundu mertlik bozuldu. Denildiğinden bu güne 200 yıl geçti ama dünya ömrüne baktığında 10 bin yıl var sayılıyor. Geri kalan 8 bin 9 bin yıl boyunca bu pusatlar kullanılıyor. Araştırmaya başladığınızda gördüğünüz tek şey şu… Enfes derin bir tarih. Arkada derin bir ukba ve felsefe var. Bu felsefeyi karıştırmaya başladığınızda farklı kaynaklar, Rus kaynakları için kaynakları Osmanlıdan gelen aslı Memlük kaynaklarından edindiğim öğrendiğim bilgilerle bu alana iştirakim, aşkım daha fazla arttı. Türk pusatlarını hem yaşamak hem de yaşatmak istedim.”

Türk Okçuluğunda Haşimi geleneğinden gelen Muhiddin UYANIK temel ve köklü özellikleri ile Haşimi geleneğinin günümüz temsilcisi.

Türk okçuluğunun felsefesini, yaşam biçimini en iyi yansıtan Haşimi geleneğinden gelen Muhiddin UYANIK bu geleneğin günümüz temsilcisi olmuştur. Daha küçük yaşlarda Türk Pusatlarına ilgi duyan ve Türk Sinemasının unutulmaz eserlerine imza atan Cüneyt ARKIN’ın filmleri ile büyüdük diyen Muhiddin UYANIK, Genel olarak da aslında bizler Cüneyt Arkının filmleri ile büyüdük. Onun kullandığı pusatları kullanmaya çalıştık. Ama o günden bu güne dersen ki bu işe ilk başladığında kimi örnek aldın meşhur bir sanatçı var. Türk pusatlarıyla hem uğraşan hem de onlara ciddi manada yakınlık duyan ismini vermek istemediğim bir sanatçıyı örnek aldım diyebilirim.”

Muhiddin UYANIK, tarihi dizilerde ve sinema filmlerinde gereken önemi göstermeyen yapımlara sitem etti. Dönemin Filmlerde tüm gerçekliğiyle yansıtılması gerektiğine vurgu yaptı.  

Dizi ve filmlerin senaryolarını gördükten sonra tarihi dönemin özelliklerini yansıtılmadığına değinen Muhiddin UYANIK, “Çünkü oraya benim vereceğim her bir pusat benim şu anki uğraştığım alana ihanet gibi geldi bana…”  Muhiddin UYANIK tarihi dizilerde dönemin özeliklerinin yansıtılmadığını tarihi özelliklere gerekli önemin verilmediğine sözlerinde yer verdi. Tarihin felsefesine, sanatına ve temel unsurlarına yer verilmediğini söylerken Muhiddin UYANIK, “Çünkü kendi yaptığım işe bu işin, geleneğini savunan, sanatını savunan bir insan olarak ihanet edeceğimi düşünerek, asla film setleri ve dizilerle çalışmadım. Çünkü Osmanlı dönemi dizisi çekiyorsunuz, kullandığınız yay maalesef olimpik yay. Osmanlı öncesi diziler çekiliyor. Kullanılan yaylar Osmanlı yayları. Yabancılar kendi tarihlerini yansıtırlarken ortaya sermaye koyuyorlar. Bu sermaye karşılığında da dizi oyuncularının vizyonu kadar, aldıkları ücretler kadar, oradaki eserleri de ön plana çıkartıyorlar. Ama bizde maalesef, dizilerde yay bulunmadığında ellerine elbise askısı alarak yay taklidi yapıklarını biliyoruz. Ya da Türklerin en büyük özelliklerinde biridir yani kından kılıç çıktığında karşıdakinde bir uzuvlu gider. Biz maalesef bakıyoruz Saatlerce kılıçla aynı oyun oynar gibi savaş sahneleri görüyoruz. Bu da bizim yaptığımız işi yansıtmıyor. Yansıtmadığı için o alanlarda çok fazla ilgimiz yok.”

TÜRKPUSAT Türk Okçuluğunda özellikle teorik ve pratik alandaki çalışmaları ile hizmet veriyor.

Ankara’nın en güzide tarihi yerlerinden birisi olan Kale mahallesindeki TÜRKPUSAT çok nadide koleksiyonun sergilendiği bir alan. Türk Okçuluğunda özellikle teorik ve pratik alandaki çalışmalar yürütülüyor. Müze müdürü Mustafa BORAN’dan Türk Pusatı hakkında bilgi aldık.  Doktora yapan Mustafa BORAN’ın tez çalışması Türk Okçuluğu üzerine olmuş. Geleneksel Türk okçuluğunun Türkiye’deki gelişimine katkı sunmak adına Bey Oklar Okçuluk kulübünü kurduğunu anlatan Mustafa BORAN yapılan çalışmaları anlattı.  Mustafa BORAN, “TÜRKPUSAT ekibi Muhiddin UYANIK tarafından kurulmuştur. Yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe sahiptir. Türk Pusatları üzerine çalışmalar yapan bir ekiptir. Pusat silah sözcüğünün Türkçe karşılığıdır. Silah Arapça kökenlidir. Türkçe karşılığı Pusattır. 4 tip geleneksel Pusat vardır.  Esliha-i Cariha denilen kesici silahlar. Kılıç, Teber gibi pusatlar bu gruba girer. Esliha-i Ramiya dediğimiz ok yay gibi atıcı pusatlar Esliha-i Darbe dediğimiz vurucu pusatlar. Esliha-i Nafize denilen delici pusatlar vardır. Türk pusat ekibi de bu geleneklere geleneksel pusatlarımızı kültürel miraslarımızı her yönüyle aktarılması amacıyla hem imalat aşaması hem talim aşaması hem de müzede koleksiyonun sergilenmesi açısından bu mirası yaşatmaya çalışıyor. Muhiddin UYANIK’ın kendi özverisi ile oluşmuş 10 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bundan yaklaşık 3 sene öncede 2019 Haziran’da TÜRKPUSAT müzesi açıldı. Buda çalışmalarımızın en taze meyvesi bu müzedir. Müzemizde geleneksel pusatların aslına uygun şekilde aktarılması amaçlanıyor. Böyle bir misyonumuz var.”

TÜRKPUSAT müzesi klasik müzecilik anlayışının ötesinde çalışmalar yürütüyor. Evrensel müzecilik anlayışı ile hizmet veriyor.

Müzeyi ziyaret ettiğinizde tarihe yolculuk yaparken, dönemin özelliklerine ait eserleri inceleyebilir. Kılıç kuşanıp ok atabilirsiniz.  TÜRKPUSAT klasik müze anlayışının ötesinde bir üslupta hizmet veriyor. Hedefleri hakkında bilgi veren Mustafa BORAN, “Aynı şekilde geçmişten aldığımız mirası aslına uygun şekilde gelecek kuşaklara aktarmak. Bu amaçla müzeciliğimizi Evrensel müzecilik anlayışına dayandırdık. Nedir evrensel müzecilik anlayışı? Klasik Müzecilikte eserler toplanır ve sergilenir koruma altına alınır. Evrensel müzecilik anlayışında bu 3 fonksiyona ek olarak iletişim ve eğitim fonksiyonları öne çıkarılır. Yani toplumla iletişim kurmak toplumu eğitmek bizim gelecek hedeflerimizde bu iki ana unsur üzerine kurulu bu sebeple toplumu merkeze alan bir müzecilik anlayışını benimsedik biz eşya odaklı olmaktan ziyade, İnsan odaklı bir müzecilik anlayışımız var. Bunun içinde özellikle dokunulabilir müzecilik anlayışını benimsedik.

TÜRKPUSAT müzesi kültür etkinlikleri ile adeta tarihi yeniden canlandırıyor.

TÜRKPUSAT’ın etkinliklerinde tarihi dönemin özelliklerini yansıtan oklarla atış talimi yapabilirsiniz. Belki sizde kendi pusatınızı atölyede yapabilirsiniz. Müzenin en özel koleksiyonu olan ok ucu koleksiyonun mutlaka görmeli tarihi atmosferi yaşamalısınız.   Mustafa BORAN, “Müzemizde orijinal eserler var. mesela ok ucu koleksiyonumuz. Dünyanın en geniş ok ucu koleksiyonudur. Yine kılıç, teber, mızrak, hançer, ok, yay, zırh gibi geleneksel pusat ve etnografik eserler sergileniyor. Orijinal eserlerin yanı sıra replika eserlerimiz var. Bunlar atölyemizde üretildi. Ziyaretçilerimiz bunlara dokunabiliyor. Bir çok ziyaretçi hayatında ilk defa burada eline kılıç alıyor. Böylece dönemin İnsan psikolojisini daha iyi kavrayabiliyor. Bu sebeple insan odaklı insana hitap eden bir müzecilik anlayışını geliştirdik dokunulabilir müzecilik anlayışına ek olarak haftalık kültür etkinliklerimiz oluyor. Bu etkinlikleri kafe kısmında uyguluyoruz. Geleneksel sanatlarımız minyatür, tezhip,  ebru, çini gibi faaliyetler burada her hafta bir kültür etkinliği ile canlandırılıyor. Böylece ziyaretçilerin yaratıcılık yönlerine de hitap ediliyor ve el becerilerini geliştirmeye de ön ayak oluyorlar. Dedi sözlerinde klasik müzeciliğin yerine artık dünyada evrensel müzecilik anlayışında müzelere yer verildiğine değinen Mustafa BORAN , “Müzeleri klasik tapınağa mezarlığa dönüştüren bir anlayıştan ziyade insanlara hitap eden dokunulabilir, hissedilir, bir müzecilik anlayışına sahibiz. Artık ülkemizde de daha fazla yaygınlaşması için uğraşıyoruz. Yani çocuklar, müzelere gittikleri zaman, mesela klasik müzecilik anlayışını benimseyen eski müzelere gittiklerinde sürekli kurallarla karşılaşıyorlar. Dokunma! Uzak dur! Gürültü yapma! Gibi uyarıların tam tersi. Ziyaretçilerin dokunmasını, hissetmesini, birebir eline yayı oku almasını etkinliklerimizde bunların üretim aşamasında tecrübe etmelerini sağlıyoruz. Biraz daha insanı ön plana çıkaraktan müzecilik anlayışını ülkemize kazandırmayı amaçlıyoruz.”

Müze çok özel eserlerin buluştuğu bir çalışma olmuş özellikle geniş kapsamlı bir ok ucu koleksiyonu sahip.

Müzede sergilenen dönemlerin özelliklerini ve koleksiyon hakkında bilgi veren Mustafa BORAN, “Toplamda orijinal ve replika eserlerle beraber 1000 in üzerinde eser var. Bunlar arasında özellikle ok uçları öne çıkmaktadır. Dünyadaki çeşit ve dönemleri açısından en geniş ok ucu koleksiyonunu sergiliyoruz. MÖ 20000 – 25000 yılları yani Neolitik ve Kalkolitik çağlara ulaşan ok uçlarımız var. Aynı zamanda tunç devri demir devri. Helenistik dönem, Lidya, Urartu, İskit gibi farklı uygarlıklara medeniyetlere ait ok uçlarını sergiliyoruz. Aynı zamanda yay, ok, zihgir gibi geleneksel Tük okçuluğunun ana unsurları olan eserlerinde sergiliyoruz ki bu müzenin ana unsuru. Ana konsepti Türk okçuluğu üzerinedir. Türk Okçuluğu Türk kültürünün ana unsurlarındandır. Aynı zamanda 2019 yılında Türk okçuluğu UNESCO somut olmayan kültürel miras listesine de dahil oldu. Bu bizim için sevindirici bir durum. Bu dünya miras listesine giren bu önemli kavramı da biz müzemizde olabildiğince aslına uygun şekilde yaşatmaya çalışıyoruz. Sultan 2. Abdülhamit in dımışkı çelikten yapılmış olan şimşir kılıcı müzemizin önemli koleksiyonları arasındadır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan zihgirler orijinal eserlerimiz arasındadır.

TÜRKPUSAT müzesi kültür etkinlikleri katılmak için ilgili web sayfasını takip edebilirsiniz.

Ankara Mahallesindeki TÜRKPUSAT Müzesi Ankara kalesinde Anadolu medeniyetler müzesinin yanında Kale mahallesi gözcü sk. No 9 Altındağ’da ziyarete açık olan müze, kültür etkinliklerinde buluşuluyor. Türk Pusat Kültür etkinlikleri adı altında Müze gezisi talimhane etkinliği ve atölye etkinliğinden oluşuyor. 45 dk bir müze gezisi yapılıyor. Gruplara yönelik koleksiyonun tarihsel süreci kullanım yöntemleri imalat aşaması ve sanata edebiyata etkisi anlatılıyor. Ardından talimhanede yaklaşık 1 saatlik bir okçuluk faaliyeti yapılıyor. Türk okçuluğunu temel düzeyde öğretiliyor. Atölye etkinliklerinde ok, zihgir gibi Türk okçuluğunun ana unsurlarını imalatını üretim aşamalarını tüm süreçlerini birebir deneyimleme imkanı bulan ziyaretçilerin katılımına açık.

Röportaj : Betül DÜNDAR

Tıkla Paylaş!