İSTANBUL PERDE KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILAN BİR KÜLTÜR VE ARANAN BİR MARKA OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

İSTANBUL PERDE KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILAN BİR KÜLTÜR VE ARANAN BİR MARKA OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

Nisan 12, 2021 Kapalı Yazar: Özlem KIRGEL

İstanbul Perde Yavuzlar Grup yılların deneyim ve birikimi ve yeni kuşak yöneticilerinin aktif faaliyetleriyle perde, halı satış mağazalarında çalışmalarını sürdürüyor.  Firmanın ikinci nesil temsilcisi Yusuf Yavuz ile röportaj fırsatı bulduk.  Balıkesir Edremit’te 3 mağaza ve İngiltere’de 1 mağaza ile perde sektörünün aranan ismi olmayı sürdürüyor. Mulla Yavuz ve Tülay Yavuz çiftinin girişimleri ile 1990’da İstanbul Perde adı altında kurulan firmanın Pazarlama ve satış müdürü Yusuf Yavuz’dan güncel çalışmaları hakkında bilgi aldık.  

Nesilden nesile aktarılan bir kültür ile iş yaşamında aranan bir marka olmak müşterilerin tercih ettiği bir marka olmak… Müşterilerin tercih nedenleri nelerdir?

Yusuf YAVUZ, “Ticaretin şekli son 20 yılda çok değişmeye başladı.  önceden ticaret algısında ürün vardı. direk ürün piyasaya sürülüyordu. ürün ne ise müşteriler onu almak zorundaydı.  Ama son dijital platformların gelmesi ve sosyal medyanın gelişmesinden dolayı, artık ticaret tamamen müşteri memnuniyetine dayanmaya başladı.  Bundan önce düz kumaşlar vardı, herkes aynı kumaşı üretiyor ve satıyordu.  Bizler de aynı ürünü satıp müşteriye hizmet sunuyorduk.  Ama günümüzde durum böyle değil. Mesela müşteri kadife kumaş mı istedi, biz bu kadife kumaşı neredeyse İstanbul, Ankara, Hindistan yeri geliyor yurt dışından getiriyoruz. Müşterimizin hizmetine sunuyoruz.  Daha çok müşteri odaklı bir satış algısıyla ticaret yapıyoruz. 

Salgın döneminde neler yaşadınız?  İşletmenizde ne tür değişiklikler yaptınız? 

Pandemi süresinde bütün esnafların etkilendiği gibi bizler de etkilendik.  Ama şunu yapmadık.  Pandemi süreci bitene kadar kıt kanat geçinelim elimizdeki ürünleri satalım demedik. Tam tersi biz süreci avantaja geçirmeye çalıştık. Önceleri müşteriler bize gelip ürünü beğeniyorlardı, sonra ölçü almaya gidiyorduk.  Biz öyle yapmadık. Biz pandemi sürecinde ürünleri valiz içinde müşterimizin ayağına kadar götürdük.  araçlarımıza dezenfektan yaptık. Elemanlarımız dezenfeksiyon kurallarına çok dikkat etti. Hizmeti müşterilerin ayağına götürdük. Çok zor bir sistem ama biz bunu o kadar büyüttük ki araçlarımızı bile bu çalışmamıza göre tasarladık. Mesela araçlarımızın içine girdiğinizde sanki bir mağaza gibi 2800 tane fonluk 2800 3000 tane tül perdeyi araçların içine koyduk. Müşterilerin hizmetine sunduk.

Yeni pazarlama stratejinizde dönüşler nasıl oldu?

Pandemi döneminde herkes dükkanına girdi. Herkes satış yapmaya devam etti. Ama biz satış stratejimizi değiştirdik ve ürünü müşterimizin ayağına götürdük. Bu çalışmamızın çok güzel dönüşleri oldu. Pandemi sürecinde insanların bir alışkanlığı oldu.  Pandemi sürecinden sonra da bu devam edecek. Mesela e-ticaret de devam edecek. İlişkisel pazarlama devam edecek. bunun daha sonra da devam edeceğini öngörüyorum. Bunu yavaş yavaş bilim adamları da söylüyor. Pazarlama üzerine çalışma yapan akademisyenler de söylüyor ki geleceğin dünyasında mağazacılık sistemi yok. Dijital Pazar artık o kadar büyük bir hale geldi ki büyük firmalar buna o kadar büyük yatırım yapıyor ki geleceğin pazarlama dünyasında e-ticaret var.  Dijital Pazar var.

Kurumlarla ilgili çalışmalarınız ne kadar süredir var, neler yapıyorsunuz?

Kurumlarla çalışmalarımız 1990 yılından beri sürmekte. bu bölgede Sağlık Bakanlığının, Karayolları İşletmelerinin ihalelerine girdik.  Aldığımız ihaleleri başarıyla yerine getirdik bu zamana kadar. Büyük kurumlara iş yapmak bireysel tüketiciye iş yapmaktan çok farklıdır.  Çünkü şartları çok ağırdır. Biz bu konuda kendimizi çok geliştirdik. Bu konuda iyiyiz.  Bölgemize göre kendimizi bu konuda kanıtladığımızı düşünüyorum. Bu durumundan memnunuz. Kurumlar memnunsa biz de memnunuz.

Kurumlar dışında Otel gruplarına da hizmet verdiğinizi görüyoruz. Bu çalışmalarınızın dışında farklı uygulamalarınız var mı?

Bizim en çok dikkat ettiğimiz şey servis hizmeti. Bu perde sektöründe çok önemli. Mesela bu büyük işletmelerde müşteri ürünü alıp kullanmaya başladı, biz arkamızı dönüp gitmiyoruz. 5 yıl boyunca verdiğimiz servis hizmetine hiç bir ücret talep etmiyoruz. Bu bizi rakiplerimizden öne geçiren hizmetimiz.  Tekstil üzerine her şeyin hizmetini veriyoruz; çünkü tekstil üzerine çok geniş bir yelpazeye sahibiz.  Yastıktan çarşafa, nevresim takımına, halıdan havlu perde üzerine hizmetler veriyoruz.

İhracat ile ilgili yaptığınız son yıllardaki çalışmalarınız hakkında bilgi almak isteriz. çalışmalarınız nasıl ilerliyor?  Hangi ülkelere daha çok çalışıyorsunuz?

Biz şu an ihracatta İngiltere ve Almanya ile çalışıyoruz ama İngiltere’de daha aktifiz çünkü orada mağazamızda olduğu için şirketimizin başkanı İngiltere’de, İngiltere pazarına daha bir ağırlık veriyoruz. Çok kısa bir süre içerisinde İngiltere pazarına tutunabildik.  Pandemi döneminde yaşadığımız sorun sevkiyatlardaki bekleme süreleri oldu.

Gerçekten bir ülkenin büyümesini istiyorsak bir ülkenin kalkınmasını istiyorsak iç piyasayı doyurduktan sonra ihracata yönelmek zorundayız; çünkü bu şekilde kalkınabileceğimizi düşünüyorum. 

Sektörle ilgili İş zamanı Tv izleyenlerine mesajınızı almak isteriz?

Öncelikle buraya kadar geldiniz. Bizle röportaj yaptığınız için teşekkür ederim. Şöyle bir durum var; artık ticaret çok değişti. Artık kendini güncelleyebilen firmalar ayakta kalabilir.  Ürünü müşteriye satma devri bitti. Müşteriyi memnun etme dönemi başladı.  Bu çok önemli.  Dijital Pazara daha çok yönelmek zorundayız.  Sadece ben değil, bütün meslektaşlarım buna yoğunlaşmak durumunda.  Teşekkür ederim

Tıkla Paylaş!